Enflasyon Kâğıtta Düşüyor, Hayatta Büyüyor
- İşçi Ve Sendika
- 5 Oca
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Oca
Enflasyon Kâğıtta Düşüyor, Hayatta Büyüyor
TÜİK – ENAG farkı, ücretlerin erimesi ve sessiz yoksullaşma
Türkiye’de bugün enflasyon yalnızca bir ekonomik gösterge değil, doğrudan hayatın kendisini belirleyen bir ölçü hâline gelmiştir. Market rafından kiraya, okul masrafından ulaşıma kadar her şey enflasyonla konuşuluyor. Ancak ortada büyük bir çelişki vardır:
Kâğıt üzerindeki enflasyon düşerken, hayat pahalılaşmaya devam ediyor.
Bu çelişkinin merkezinde iki rakam duruyor:
Biri resmî, diğeri halkın gündelik yaşamında hissedilen iki farklı gerçeklik.
Kâğıt Üzerindeki Türkiye: TÜİK
TÜİK’e göre yıllık enflasyon yaklaşık %30 bandında.
Memur, emekli ve birçok ücret kalemi bu orana göre belirleniyor. Bu aslında artış değil kayıbın bir kısmını telafi etmeye çalışan bir pansumandır.
Yani verilecek maaş zamlarının kaderini bu sayı tayin ediyor.
Sorun şu ki bu oran, insanların yaşadığı pahalılığı yansıtmıyor.
Hayatın Enflasyonu: ENAG
ENAG’a göre yıllık enflasyon %55–60 bandında.
Bu oran kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaçlarda halkın hissettiği artışa çok daha yakındır.
İki rakam arasındaki fark neredeyse iki kat.
Bu fark şunu söylüyor:
Türkiye’de yoksullaşma, resmî kayıtlardan çok daha hızlı ilerliyor.
Ücretler Artmıyor, Enflasyonun Altında Artıyor
Bugün sorun sadece “az zam” değildir.
Çoğu ücret kalemi, bırakın artmayı, enflasyonun altında artmaktadır. Bu mevcut durumu dahi korumuyor.
Yani maaşlar:
Hayat pahalılaşırken yerinde saymıyor küçülüyor.
Ücret Artışları Enflasyonu Körüklemiyor
Birde bu var.
“Ücretlerin, asgari ücretin artışı enflasyonu yükselir.”
Oysa gerçek tam tersidir.
Ücretler enflasyonu körüklemiyor.
Ama enflasyon, ücretlerin alım gücünü her gün biraz daha düşürüyor.
Enflasyonun asıl nedenleri;
kur artışı, vergi yükü, enerji maliyetleri, tekelleşme ve fiyatlama keyfiyetidir.
Bunların hiçbiri işçinin maaşıyla oluşmuyor.
Zam Var Ama Geçim Yok
ENAG'a göre hayat %55–60 pahalılaşırken, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranını da altında maaşlara zam yapılıyor. Ki bir çok işçinin ücreti asgari ücret düzeyinde kalıyor.
Bu da artış değil zorunluluktur asgari ücretin altında işçi çalıştırılamaz.
Ücret artıyor gibi görünür, ama yaşam daralır.
İşçi de memur da her ay biraz daha hayattan feragat eder.
Alım Gücü Her Gün Eriyor
Maaş yılda bir artıyor.
Gıda, mutfak giderleri her gün, elektrik, gaz, su faturaları düzenli artıyor.
Kiracının vay haline...
Bu yüzden maaş kağıt üzerinde yükselirken,
gerçekte her sabah biraz daha küçülüyor.
Bu, sessiz bir yoksullaşmadır.
Asıl Sorun: Örgütsüzlük
Türkiye’de düşük ücretlerin en büyük nedeni yalnızca enflasyon değil,
örgütsüzlüktür.
Tek kalan insan pazarlık yapamaz.
Pazarlık yapamayan insan yoksullaşır.
Sonuç
TÜİK enflasyonu düşebilir.
Ama halkın sofrası şunu söylüyor:
Türkiye’de hayat ucuzlamıyor.
Sadece yoksulluk normalleştiriliyor.
Bu kader değil.
Bu, örgütsüzlüğün ve sessizliğin sonucudur.
Miroğlu



Yorumlar