Taksim: Sloganla Mücadele, Bayrakla Teslimiyet
- İşçi Ve Sendika
- 11 Nis
- 1 dakikada okunur
Taksim: Sloganla Mücadele, Bayrakla Teslimiyet
Türkiye’de 1 Mayıs yaklaştıkça aynı manzara belirir. Tartışmalar başlar: “1 Mayıs alanı Taksim’dir!” diyenler haftalar boyunca meydanı sahiplenmeye çalışır. Sosyal medyada, basında, her fırsatta mücadeleci bir görüntü verirler. Ama önemli olan bu süreçte kendini vitrine koymak, “biz en mücadeleciyiz” demektir.
Gerçekler ise 1 Mayıs günü Taksim mücadelesi verenler ve vermeyenler olarak ortaya çıkar.
Ellerinde bayrakla gösterilen yere koşanlar, aslında Taksim iddiasını sahici bir hedef olarak görmemiştir. Kim nereye gittiğini takip edecek? Kalabalık içinde kaybolur, ertesi gün herkes işine döner ve tartışmalar unutulur.
Bu ikiyüzlülük sadece tutarsızlık değil, nitelikli bir dolandırıcılıktır. “1 Mayıs Alanı Taksim’dir!” diyerek mücadeleci poz verenler, yeni DİSK’in işaret ettiği alana elinde bayrakla koşar. Aynı sahne, yıllardır tekrarlanır. Bu davranış özellikle yeni DİSK çizgisine bağımlı irili ufaklı sendikal çevrelerde, bazı sol-sosyalist partilerde ve siyasetini görünürlük üzerine kuran küçük gruplarda öne çıkar.
Asıl mesele açıktır: Taksim’i savunmak değil, Taksim üzerinden pazarlanmaktır. Tartışmalar, görüntü vermek ve kısa süreli vitrin mücadelesi için yapılır. 1 Mayıs günü herkes izin verilen alanı doldurur, fotoğraf çeker, sonra herkes işine döner. Hafıza kısa, hesap soracak kimse yok. Ve böylece ikiyüzlülük yıllardır yeniden üretilir.
1 Mayıs, sloganlarla değil, pratik tutarlılıkla ölçülür. Taksim, birkaç haftalık reklam değil, yılların birikimiyle kazanılmış hakların sembolüdür.
Miroğlu





Yorumlar