top of page

İŞKOLU BARAJI

  • Yazarın fotoğrafı: İşçi Ve Sendika
    İşçi Ve Sendika
  • 17 Oca
  • 1 dakikada okunur

İŞKOLU BARAJI


Sendikaların örgütlenmesinin önünde çok büyük engeller vardır.


İşçiye sendika hakkı anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış gibi görünür; ancak sendikalaşma oranları gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Bu hak, büyük ölçüde kâğıt üzerinde kalmaktadır.


Yetki itirazları,

yılları bulan mahkeme süreçleri,

işyerinde çoğunluğu sağlama koşulu,

işkolunun keyfi biçimde değiştirilmesi,

sendikalaşmak isteyen işçilerin işten atılması ve bunun denetlenmemesi,

grevlerin yasaklanması,

grev kırıcılığının normalleşmesi…

Ve işkolu barajı...


Tüm bunlar sendikal örgütlenmenin önüne örülen sistemli engellerdir.



Çalışma Bakanlığı’nın 2026 Ocak verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 16,6 milyon işçiden yalnızca 2,4 milyonu sendikalıdır. Bu da sendikalaşma oranının yüzde 14,45 olduğunu göstermektedir. Dahası, bu sendikalı işçilerin ancak yaklaşık yarısı toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. Birçok işyerinde ise sendika–işveren ilişkileri iç içe geçmiştir; son sözü yine işveren söylemektedir.


Dedim ya, engeller çok..

Bu engellerin en etkilisi ise işkolu barajıdır.

İşçi fiilen istediği sendikaya üye olamaz. Baraj altında kalan sendikalar toplu iş sözleşmesi yapamaz. Böylece işçinin iradesi, sayısal barajlarla işlevsiz hâle getirilir.


Peki işçi bu tabloda ne yapar?

Ya sendikalardan uzaklaşır, faturayı üyesi olduğu sendikaya keser;

ya da kendi iradesi dışında, patronun yönlendirdiği sarı sendikalara sürüklenir.


İşkolu barajı kendi başına bırakılmış bir mekanizma değildir. Bu baraj, sarı sendikalarla birlikte işletilir; onların büyümesi ve yetkili kılınması için bilinçli bir araç olarak kullanılır. Mücadeleci sendikalar tasfiye edilirken, işverenle uyumlu sendikacılık sistem içinde korunur.

İşte tam da bu nedenle sendikalaşma oranı yükselmez, yerinde sayar.


Sorun işçinin örgütlenme isteksizliği değildir; sorun, örgütlenmenin bilinçli ve sistematik biçimde boğulmasıdır.


Bu yüzden sendikal mücadelenin öncelikli başlığı açıktır:

İşkolu barajına ve onu besleyen sarı sendikacılığa karşı mücadele.

Barajlar yıkılmadan, sarı sendikacılık teşhir edilmeden gerçek sendikal özgürlükten ve sınıf örgütlülüğünden söz edilemez.


Miroğlu

 
 
 

Yorumlar


05336668794

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn

©2023, İşçi Ve Sendika tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page