top of page

Kedi Buradaysa Zam Nerede?

  • Yazarın fotoğrafı: İşçi Ve Sendika
    İşçi Ve Sendika
  • 25 Mar
  • 2 dakikada okunur


Bir gün Nasrettin Hoca’nın canı et ister… Hikâyeyi bilirsiniz. İki kilo et alınır, eve bırakılır. Akşam sofraya gelince et yoktur. Gerekçe hazırdır:

“— Kedi yedi.”

Hoca teraziyi getirir, kediyi tartar. Sonuç tam iki kilo. Ve o meşhur soru gelir:

“— Peki kedi buysa et nerede, et buysa kedi nerede?”

Bugün bu fıkra artık sadece güldüren bir hikâye değil. Neredeyse çalışma hayatını anlatan bir hesap yöntemine dönüşmüş durumda.

Çünkü artık sofradaki et gibi, işçinin zammı da ortada yok. Kayıp birbine denkte değil...


Son yıllarda patronlar şöyle bir hesap yapmaya başladı:

Ocak ve Temmuz aylarında, açıklanan enflasyona göre zam veriliyor. Enflasyon yıllık açıklanıyor.

Ama yılbaşına gelindiğinde şu cümle kuruluyor:

“Ben sana Temmuz’da zaten zam yaptım. Hatta peşin yaptım. O yüzden şimdi yeni yıl için vereceğim zamdan onu düşerim.”

İlk bakışta kulağa mantıklı geliyor. Ama teraziyi ortaya koyduğunuzda gerçek değişiyor.

Ortada tek bir zam vardır, ama iki kez yapılmış gibi anlatılır.

2025 Temmuz’unda yapılan artış, hem 2025’in toplam zammıymış gibi gösterilir, hem de 2026’nın hesabına dahil edilir.


Şimdi soralım:

Temmuz’da verilen zam ortadaysa, yılbaşındaki zam nerede?

Eğer o artış yıllık zamsa, yılın ilk altı ayında işçinin eriyen alım gücü ne olacak?

Yok eğer yılbaşından düşülecekse, Temmuz’daki zam hangi dönemin hakkıdır?

İşte mesele tam da burada düğümlenir.

Enflasyon bir anlık olay değildir; sürekli artan bir basınçtır.


Temmuz’da verilen zam, geleceğin değil, geçmişin telafisidir. İşçi zaten erimiş ücretine biraz nefes alır.

Ama hayat durmaz. Fiyatlar geri çekilmez.

Yeni yıl geldiğinde aynı yük devam eder.

Buna rağmen “peşin verdim” demek, Nasrettin Hoca’nın terazisine çıkamayan bir iddiadır.


Çünkü gerçek basittir:

Temmuz zammı, geçmişin yarasını sarar.

Geleceğin yükünü taşımaz.

Ama bazı hesaplarda tam tersi yapılır.

Zam varmış gibi gösterilir, ama yoktur.

İşçinin cebine girenle, hayatın ondan aldıkları birbirini tutmaz.

Tıpkı iki kilo kedi ile kaybolan iki kilo et gibi…


Bugün işçinin yaşadığı tam olarak budur:

Zam vardır denir, ama hissedilmez.

Artış yapılır, ama alım gücü düşer.

Rakamlar büyür, ama sofra küçülür.

O yüzden belki de yeniden sormanın zamanı gelmiştir:

Eğer verilen zam buysa, geçim nerede?

Eğer geçim buysa, verilen zam nereye gitti?

Yüzyıllar önce sorulan o basit soru hâlâ geçerli:

Kediler değişti, teraziler değişti…

Ama kaybolan “et” hâlâ aynı.


Miroğlu

 
 
 

Yorumlar


05336668794

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn

©2023, İşçi Ve Sendika tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page