TAMAMLAYICI EMEKLİLİK SİSTEMİ (TES)
- İşçi Ve Sendika
- 6 Oca
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 7 Oca
Zorunlu BES’ten TES’e: İşçinin Geleceğinin Piyasaya Devri
Türkiye’de emeklilik sistemi adım adım dönüştürülmektedir. Önce “tasarrufu teşvik” denilerek Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) yaygınlaştırıldı, ardından Otomatik Katılım (zorunlu BES) ile işçinin maaşından rızası dışında kesinti yapılmaya başlandı. Bugün gündeme getirilen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ise bu hattın son ve en kritik halkasıdır.
TES, bir “ek gelir” ya da “çift maaş” vaadi değildir. TES, kamusal emekliliğin tasfiyesi, yaşlılık güvencesinin piyasaya devri ve işçinin geleceğinin özel fonlara teslim edilmesidir. Aynı zamanda emekli maaşlarının artık geçinmeye yetmediğinin kabuludür.
Emeklilik Hak Olmaktan Çıkıyor
Bugün SGK emekliliği bir haktır.
Maaş yasayla tanımlıdır, devletin güvence yükümlülüğü vardır ve piyasa dalgalanmalarına bağlı değildir.
Zorunlu BES ve TES ile birlikte bu anlayış terk edilmektedir.
Emeklilik artık “ne kadar biriktirirsen o kadar yaşarsın” mantığına bağlanmaktadır. İşçinin yaşlılığı, borsanın seyrine, fonların performansına ve şirketlerin kârlılık hesaplarına teslim edilmektedir.
Bu, emekliliğin hak olmaktan çıkarılıp finansal yatırım ürününe dönüştürülmesidir.
Kimleri Kapsıyor?
TES yalnızca gençleri ya da yeni işe girenleri değil;
hâlihazırda çalışanları ve emekli olup çalışmaya devam edenleri de kapsayacak şekilde tasarlanmaktadır.
Yani emekli olmuş ama geçinemediği için yeniden çalışmak zorunda kalanlar da artık:
OKS kesintisiyle,
TES kesintisiyle,
Muhtemel kıdem fonu kesintileriyle
üçlü bir kuşatma altına alınmaktadır.
Amaç açıktır:
Çalışan herkesin maaşından ikinci ve üçüncü kez kesinti yapmak.
İkinci Kesinti = Gizli Ücret Düşürme
Zorunlu BES ile başlayan kesintiler TES ile kalıcı ve kaçınılmaz hâle getirilmektedir.
“Gönüllülük” söylemi kâğıt üzerinde kalacak, toplu sözleşmeler ve işyeri uygulamalarıyla fiilen zorunlu olacaktır.
Bu, ücretlerin gizlice düşürülmesidir.
İşçi çalışırken yoksullaşacak, emeklilikte ise belirsiz bir fon gelirine mahkûm edilecektir.
Kıdem Tazminatı Kâğıt Üzerinde Var, Hayatta Yok
Kıdem tazminatı bugün hukuken hâlâ yürürlüktedir.
Ancak fiilen her yıl biraz daha işlevsizleştirilmektedir.
Devlet, kıdem tazminatı tavanını bilinçli olarak enflasyonun ve ücret artışlarının çok altında tutmaktadır.
İşçinin ücreti artarken, tavan yerinde saymakta; böylece işçi her yıl daha fazla hak kaybına uğramaktadır.
Bugün fiiliyatta:
Kâğıtta
Hayatta
1 yıl = 30 gün ücret
1 yıl = “tavan kadar”
Tam ücret üzerinden
Eksik ücret üzerinden
Kazanılmış hak
Sürekli budanan hak
Bu yöntemle kıdem tazminatı yasaya dokunulmadan eritilmektedir.
TES ve kıdem fonu tartışmaları ise bu fiili tasfiyeyi hukuki tasfiyeye dönüştürme hazırlığıdır.
Kıdem Fonu = İş Güvencesinin Sonu
TES, kıdem tazminatı fonu ile birlikte düşünülmektedir.
Amaç; kıdemi işverenin borcu olmaktan çıkarıp işçinin kendi fonuna dönüştürmektir.
Bu gerçekleştiğinde:
İş güvencesi fiilen bitecek,
İşveren “kovdum ama tazminat borcum yok” düzenine geçecek,
Kıdem tazminatı toplu ve güvenli bir hak olmaktan çıkıp piyasa riskine bağlı bir fona dönüşecektir.
Fonlar Kime Çalışıyor?
Zorunlu BES ve TES fonları bankalara, sigorta şirketlerine ve büyük holdinglere uzun vadeli ve ucuz kaynak sağlamaktadır.
İşçinin geleceği için biriktirdiği para bugünün sermaye düzenini beslemekte;
risk ise tamamen işçinin sırtına yüklenmektedir.
Ne Zaman Başlayacak?
Resmî hazırlıklara göre TES’in 2026 yılı içinde, kademeli ve zorunlu biçimde yürürlüğe sokulması planlanmaktadır.
Bu tarihten itibaren maaş bordrolarında TES kesintileri kalıcı hâle gelecektir.
Sonuç
TES bir “tamamlayıcı” değildir.
TES:
Emeklilik hakkının piyasaya devridir.
Kıdem tazminatının tasfiyesinin kapısını aralamaktır.
Yaşlılık yoksulluğunu kalıcılaştırmaktır.
Bu sistem işçiye güvence değil,
geleceğin ipotek altına alınmasını vaat etmektedir.
Miroğlu



Yorumlar